Allahuekber'de on dokuz saat
26 Aralık 1914. Gece saat üç. Allahuekber Dağları.
İki Osmanlı tümeni karla kaplı dağa giriyor. Hedef, dağın öbür yanındaki Sarıkamış-Kars demiryolu. Dağı aşmak en az on dokuz saat sürecek.
Askerlerin üzerinde kış elbisesi yok. Çantalarında kuru ekmek ve zeytin var.
Yolda kar fırtınasına yakalanıyorlar.
Harekâtın başında bu iki tümende yaklaşık 26.000 asker vardı. Dağın öbür yanına çıkabilen sayısı 3.200.
Peki bu askerler, o gece neden o dağdaydı?
Kaybedilen üç şehir
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Kars, Ardahan ve Batum Rusya'ya bırakılmıştı. Osmanlı için bu, kapanmayan bir yaraydı.
Ekim 1914'te Osmanlı Devleti, Almanya'nın yanında I. Dünya Savaşı'na girdi. Kafkas cephesi açıldı.
Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın hedefi büyüktü. Önce Artvin, Ardahan, Kars ve Batum geri alınacaktı. Kaynaklara göre Enver Paşa, başarı gelirse yolun Tiflis'e ve ötesine açılacağını, Kafkasya Müslümanlarının ayaklanacağını da umuyordu.
Kasım ayındaki Köprüköy muharebelerinde Rus ilerleyişi durdurulmuştu. Bu kısmi başarı, büyük bir taarruzun cesaretini verdi.
Kâğıtta kusursuz bir plan
Plan cesurdu. 11. Kolordu cephede kalıp Rusları oyalayacaktı. Bu arada Hafız Hakkı Bey'in 10. Kolordusu ve Ali İhsan Paşa'nın 9. Kolordusu dağların içinden dolaşıp Rus ordusunun arkasına düşecekti.
Asıl hedef Sarıkamış'tı. Rusların demiryolu burada bitiyordu. Burası düşerse Rus ordusunun geri çekilecek yolu kalmayacaktı.
Planın kime ait olduğu tartışmalı. İngilizce kaynaklar planı Enver Paşa'ya bağlar. Türkçe Vikipedi ise planı 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa'nın hazırladığını, Enver Paşa'nın onu değiştirmeden yayımladığını yazar.
Kesin olan şu: Hasan İzzet Paşa harekâtın başarısından şüpheliydi. 18 Aralık'ta Enver Paşa'ya telgraf çekti, hazırlıkların yetersiz olduğunu söyledi ve görevden affını istedi. Enver Paşa ordunun komutasını bizzat üstlendi. Kurmay başkanı Alman generali Bronsart von Schellendorf'tu.
Osmanlı 3. Ordusu yaklaşık 90.000 asker ve 218 topla taarruza geçti. Karşısında, İngilizce kaynaklara göre yaklaşık 78.000 kişilik bir Rus kuvveti vardı. Rusların en yetenekli komutanı General Yudeniç'ti.
Ama asıl düşman başkaydı. Harekât, deniz seviyesinden 1.500-2.000 metre yükseklikte, yolu neredeyse olmayan bir arazide, kışın ortasında yapılacaktı. Rus askerleri kış donanımına sahipti. Osmanlı askerlerinin çoğu değildi.
Karın içindeki yürüyüş
22 Aralık'ta taarruz başladı. 10. Kolordu Oltu'ya yüklendi ve Rus birliğini geri attı.
Ama ilk hatalar da hemen geldi. Oltu önünde iki Osmanlı tümeni birbirini düşman sandı ve saatlerce birbirine ateş açtı. Oltu alındıktan sonra kasabanın yağmalanmasına izin verildi. Orduyu günlerce besleyebilecek erzak boşa gitti.
Sonra Hafız Hakkı Bey, plandan saparak çekilen Rus birliğinin peşine düştü. Bu, kolordusunu Allahuekber Dağları'na soktu. Açılıştaki o geceye.
- Kolordu ise 24 Aralık gecesi Bardız'a ulaştı. Kolordu komutanı Ali İhsan Paşa ve Alman kurmaylar, askerin dinlenmesini önerdi. Enver Paşa beklemedi. 25 Aralık akşamı 29. Tümen'in iki alayını ormanın içinden geçide yolladı.
Yüzlerce asker o ormanda donarak öldü. Tümen gücünün yarısını kaybetti.
Sarıkamış'ın kapısında
26 Aralık'ta Osmanlı askerleri Sarıkamış'a hücum etti. Kasabayı o sabah sadece 3.500-4.000 kişilik, bir kısmı demiryolu işçisi olan bir kuvvet savunuyordu.
Rus kaynakları, taarruz sürseydi Sarıkamış'ın düşebileceğini yazar. O gece Rus garnizon komutanı depoları yakıp kasabayı terk etmek için izin istedi. İzin verilmedi.
27 Aralık'ta 87. Alay, Çerkezköy'e girdi. Ruslar köyü sardı. Durum umutsuzlaşınca alay sancağı Aziz Çavuş'a teslim edildi. Aziz Çavuş düşman ateşi altında köyden çıktı ve sancağı kurtardı.
29 Aralık gecesi 93. Alay 600 askerle Sarıkamış'ın içine kadar girdi. Ama tutunamadı.
Rus takviyeleri gelmeye devam ediyordu. Osmanlı tümenleri ise her gün eriyordu. Soğuk, açlık, tifüs ve firar, mermiden daha çok asker götürüyordu.
Enver Paşa'ya esir düşmemek için geri çekilmesi söylendiğinde, kaynaklara göre askerleriyle birlikte öleceğini söyleyerek reddetti. Sonunda kurmay başkanı Şerif İlden onu ikna etti.
4 Ocak 1915'te Ruslar genel taarruza geçti. Haftalardır direnen 9. Kolordu'dan geriye 80 er ve 106 subay kalmıştı.
Ve kolordu teslim oldu. Komutanı Ali İhsan Paşa esir düştü.
- Kolordu kuşatmayı yararak geri çekilmeyi başardı. Ama 9. ve 10. Kolordunun harekâta başladığı 68.000 kişiden geriye 10.000'den az asker kalmıştı.
Bir ordunun ağıdı
Sarıkamış, Rusya için kesin bir zafer, Osmanlı için büyük bir felaketti.
Kayıp ne kadardı? Kesin bir rakam yok. Hafız Hakkı Paşa yaklaşık 30.000 ölü der. Mareşal Fevzi Çakmak ölü, yaralı, esir ve hastanede ölenlerle birlikte toplam 60.000 kayıp hesaplar. Osmanlı subaylarının hatıralarına dayanan tahminler 80.000'e kadar çıkar. İngilizce kaynaklara göre asıl çarpışmalar başlamadan yaklaşık 25.000 asker donarak öldü.
Rus tarafı da ağır bedel ödedi: yaklaşık 16.000 ölü ve yaralı, 12.000 hasta ve donmuş asker.
Hataların listesi uzundu. Kış hazırlığı yoktu. İkmal yoktu. Askerler dinlendirilmeden cebrî yürüyüşlere sürüldü. Kolordular birbirinden koptu. Şerif İlden hatıralarında, 25-26 Aralık'taki zorlu yürüyüşler olmasa savaşın kazanılabileceğini yazar.
Enver Paşa 9 Ocak'ta orduyu bırakıp İstanbul'a döndü. Ordunun başına geçen Hafız Hakkı Paşa ise birkaç hafta sonra tifüsten öldü.
Türkçe Vikipedi'ye göre Enver Paşa, cepheden ayrıldıktan bir gün sonra, 10 Ocak'ta İstanbul'a çektiği telgrafla Yarbay Mustafa Kemal Bey'i 19. Tümen komutanlığına atadı. O tümen, birkaç ay sonra Çanakkale'de tarih yazacaktı.
Sarıkamış bugün bir zafer olarak değil, bir ders ve bir ağıt olarak anılır. Karın altında kalan on binlerce asker, kendilerinden isteneni yapmak için o dağlara yürüdü.
Ve onları en çok düşman değil, kış öldürdü.