Deniz muharebesi · Osmanlı İmparatorluğu

Preveze Deniz Muharebesi

Battle of Preveza

28 Eylül 1538

Taraflar

Bağlı olduğu savaş

Rüzgârın durduğu gün

28 Eylül 1538. Şafak vakti. Yunanistan'ın batı kıyısı, Preveze açıkları.

Kutsal İttifak donanmasının komutanı Andrea Doria çok şaşırıyor.

Sayıca çok daha az olan Osmanlı donanması limandan çıkmış. Üstüne geliyor.

Gün ilerledikçe rüzgâr kesiliyor.

Avrupa'nın en büyük yelkenli savaş gemileri denizin ortasında kıpırdayamıyor. Kürekli Osmanlı kadırgaları ise ilerliyor.

Peki Akdeniz'in kaderini belirleyecek bu sabaha nasıl gelindi?

Adalardan yükselen fırtına

  1. Osmanlı donanmasının başında bir efsane var: Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa.

O yıl Barbaros Ege'de Venedik'e ait adaları birer birer aldı. Sire, Egine, Nakşa ve daha birçoğu. Nakşa Dükalığı Osmanlı topraklarına katıldı. Ardından Venedik'in elindeki Korfu'yu kuşattı. İtalya'nın güneyindeki İspanyol kıyılarına, Calabria'ya akınlar yaptı.

Avrupa alarm verdi.

Şubat 1538'de Papa III. Paulus bir ittifak kurdu: Kutsal İttifak. İspanya, Venedik, Ceneviz, Papalık ve Malta Şövalyeleri tek bir donanmada birleşti. Amaç tekti: Barbaros'u durdurmak.

Donanmanın başına dönemin en ünlü amirallerinden biri getirildi: İmparator Şarlken'in hizmetindeki Cenevizli Andrea Doria.

Dev armada, tek komuta

İki donanmanın büyüklüğü bugün bile tartışılıyor. Kaynaklar birbirini tutmuyor.

Türkçe kaynaklara göre Barbaros'un 122 kadırga ve galyotu ile 12.000 leventi vardı. Kutsal İttifak donanması ise 300'ü aşkın gemiden oluşuyordu ve 60.000 asker taşıyordu. Bazı kaynaklar 600'ü aşkın gemiden söz eder. Batılı kaynaklar daha küçük rakamlar da verir. Ama hepsinin anlaştığı bir nokta var: Hristiyan donanması gemi sayısı, büyüklüğü ve ateş gücü bakımından çok üstündü.

Ama bu dev donanmanın büyük bir zayıflığı vardı. İçeriden bölünmüştü.

Venedikliler ile Cenevizliler arasında köklü bir rekabet vardı. Papalık filosunun başında Marco Grimani, Venedik filosunun başında Vincenzo Capello bulunuyordu. Doria ile anlaşamıyorlardı.

Osmanlı donanmasında ise tek bir komuta vardı: Barbaros.

Yanında da usta denizciler vardı. Turgut Reis, Seydi Ali Reis, Salih Reis, Murat Reis, Sinan Reis ve Barbaros'un oğlu Hasan Reis.

Körfezdeki satranç

Kutsal İttifak donanması Korfu'da toplandı. Doria 22 Eylül'de geldi. Ondan önce Grimani, Preveze Kalesi yakınlarına asker çıkarmayı denemiş ama kayıp verip geri çekilmişti.

Barbaros o sırada Ege'de, İstanköy'deydi. Donanmasıyla yola çıktı, yolda Kefalonya'yı aldı ve Preveze'ye ulaştı. Donanmasını geniş körfezin içine yerleştirdi. Körfezin girişi dardı.

Burada Sinan Reis önemli bir öneride bulundu: körfezin girişindeki Aktium'a asker çıkarmak. Barbaros önce karşı çıktı. Ama sonra bu hamlenin zaferi güvenceye alacağı anlaşıldı. Karadaki Osmanlı topları donanmayı koruyordu.

Doria körfezin önüne geldi. İki donanma günlerce birbirini gözledi.

Doria körfeze giremezdi. Dar giriş gemilerini tuzağa düşürürdü. Barbaros ise açık denize çıkıp dev donanmayla kafa kafaya çarpışmak istemiyordu. Karada asker çıkarma girişimleri Murat Reis tarafından püskürtüldü.

27 Eylül gecesi Doria bir karar verdi. Donanmasını güneye çekti. Barbaros'u körfezden çıkmaya zorlamak istiyordu.

Barbaros çıktı. Ama Doria'nın beklemediği bir anda ve beklemediği bir şekilde.

Kadırgalar ve kalyonlar

Barbaros donanmasını Y biçiminde dizdi. Merkezde kendisi vardı. Sol kanatta Seydi Ali Reis, sağ kanatta Salih Reis. Arkada Turgut Reis.

Türkçe kaynaklara göre Doria, sayıca az bir donanmadan böyle cesur bir saldırı beklemiyordu. Ancak birkaç saat sonra savaş düzenine geçme emrini verebildi.

Ve o gün rüzgâr Barbaros'tan yanaydı. Daha doğrusu, rüzgârsızlık.

Doria'nın donanmasının gücü yelkenli büyük gemilerdi. Rüzgâr kesilince bu gemiler hareketsiz kaldı. Kürekli Osmanlı kadırgaları ise istedikleri gibi manevra yapabiliyordu.

Venedik'in dev amiral gemisi Galeone di Venezia kıyıdan dört mil açıkta yalnız kaldı. Onlarca Osmanlı kadırgası etrafını sardı. Gemi, Alessandro Condalmiero komutasında saatlerce direndi. Ağır toplarıyla birçok Osmanlı gemisine ciddi hasar verdi.

Sonraki saatler karmaşıktı. Tarihçi Roger Merriman'ın dediği gibi, savaşın anlatımları birbiriyle o kadar çelişir ki gerçeğe ulaşmak neredeyse imkânsızdır.

Bir şey kesindi: Doria donanmasını tam bir savaşa sokmadı. Akşama doğru geri çekilme emri verdi. Ertesi gün Korfu'ya yöneldi.

Doğu Akdeniz'in efendileri

Kayıplar konusunda da kaynaklar farklıdır. Türkçe kaynaklara göre Osmanlılar 128 gemiyi batırdı, yaktı ya da ele geçirdi ve yaklaşık 3.000 esir aldı. İtalyan ve İspanyol kaynaklarına göre ise ittifak yalnızca birkaç gemi kaybetti.

Osmanlı donanması ise hiç gemi kaybetmedi. Kaynaklara göre 400 şehit ve 800 yaralı verdi.

Asıl yıkım Kutsal İttifak'ın içindeydi. Venedikliler Doria'yı suçladı: kendi gemilerini korumak için Venedik gemilerini yalnız bırakmıştı. İmparatorluk tarafı ise suçu Venediklilerin emirlere uymamasına yükledi.

Kanuni Sultan Süleyman zafer haberine çok sevindi.

Barbaros ertesi yıl İyon ve Ege denizlerinde kalan Hristiyan karakollarının neredeyse tamamını aldı. 1540'ta Venedik barış istedi. Mora ve Dalmaçya'daki topraklarını, Ege'deki adalarını bıraktı ve 300.000 duka altın savaş tazminatı ödedi.

Preveze'den sonra Osmanlı donanması, Akdeniz'in en güçlü donanması oldu. Bu üstünlük 1571'de İnebahtı'ya kadar sürdü.

Bir gün rüzgâr durdu. Ve Akdeniz'de otuz yıl sürecek Osmanlı üstünlüğü başladı.