Wawon'da süngüler
28 Kasım 1950. Akşam karanlığı. Kuzey Kore'de Wawon köyünün doğusu.
Bir Türk taburu, yol üzerindeki mevzilerinde Çin alaylarının hücumlarını gün boyu geri püskürttü. Ama Çinliler kanatlardan sarmaya devam etti. Hava kararırken tabur çembere düştü.
Süngüler takıldı. Göğüs göğüse çarpışma başladı.
O gün Türk Tugayı yaklaşık 400 kayıp verdi.
Türk ordusu, Kurtuluş Savaşı'ndan bu yana ilk kez gerçek bir muharebeye giriyordu. Hem de evinden binlerce kilometre uzakta. Peki Türk askerleri Kore'nin dağlarına nasıl geldi?
Kutup Yıldızı
25 Haziran 1950'de Kuzey Kore, Güney Kore'ye saldırdı. Birleşmiş Milletler, Güney Kore'ye askerî yardım çağrısı yaptı.
Türkiye bu çağrıya ABD'den sonra cevap veren ikinci ülke oldu. 29 Haziran'da Ankara'dan giden telgrafta "Türkiye sorumluluklarını karşılamaya hazırdır" deniyordu. 25 Temmuz'da bir tugay gönderilmesine karar verildi.
Bu kararın arkasında Soğuk Savaş da vardı. Sovyet tehdidi karşısında Batı'ya yaklaşan Türkiye, NATO'ya girmek istiyordu.
Tugayın kod adı "Şimal Yıldızı", yani Kutup Yıldızı'ydı. Türkçe Vikipedi'ye göre gönüllüler arasından seçilen yaklaşık 5.000 askerden oluşuyordu. Komutanı, Çanakkale gazisi Tuğgeneral Tahsin Yazıcı'ydı. İngilizce kaynaklara göre bu görevi alabilmek için rütbesinden bir derece aşağı inmeyi kabul etmişti.
Askerler İskenderun'dan gemilere bindi. Ekim 1950'de Kore'nin Pusan limanına ulaştılar. Amerikan silahlarıyla yeniden donatıldılar ve kısa bir eğitimden geçtiler.
Noel'e kadar eve
Kasım 1950'de savaş bitmek üzere görünüyordu. Kuzey Kore ordusu büyük ölçüde dağıtılmış, BM kuvvetleri Çin sınırına çok yaklaşmıştı.
BM kuvvetlerinin komutanı General Douglas MacArthur, 24 Kasım'da "Noel'e kadar eve" adı verilen son büyük taarruzu başlattı.
Ama Çin savaşa girmişti.
25 Kasım gecesi Çin Halk Gönüllü Ordusu dev bir karşı taarruz başlattı. Amerikan 8. Ordusu'nun sağ kanadındaki Güney Kore 2. Kolordusu dağıldı. Çinli komutan Peng Dehuai, 38. Ordu'ya batıya ilerleyip Kunu-ri yol kavşağını kesme emri verdi. Kavşak düşerse binlerce BM askerinin geri çekilme yolu kapanacaktı.
Kunu-ri'nin doğusunda bu ilerlemeyi durdurmak için gönderilen birlik, ABD 9. Kolordusu'nun yedeğindeki Türk Tugayı'ydı.
Dil bilmeden, bilgi olmadan
Tugayın işi baştan zordu. Türk askerleri ne İngilizce ne Korece biliyordu. General Yazıcı da İngilizce konuşmuyordu. Düşmanın yeri ve gücü hakkında doğru bilgi yoktu. Emirler yanlış anlaşıldı ve tugay uzun, yorucu yürüyüşler yapmak zorunda kaldı.
İlk çatışma bir trajediydi. 26 Kasım'da Wawon'a ilk ulaşan Türk taburu, karşısından gelen bir kolu Çinli sandı. Gelenler, cepheden çekilen Güney Koreli askerlerdi. İki taraf da kayıp verdi.
Kaynaklara göre ABD ve Avrupa basını bu olayı yanlışlıkla "Çinlilere karşı Türk zaferi" diye duyurdu.
Çemberin içinde
27 Kasım gecesi tugay Wawon'a girdi. General Yazıcı kuzeydoğuya bakan yarım daire şeklinde bir savunma hattı kurdurdu.
Aynı gece Çin 114. Tümeni geldi. Türk keşif takımı pusuya düşürüldü.
28 Kasım boyunca ileri tabur yolu tuttu. Türk ateşi Çin hücumlarını geri itti. Ama hücumlar durmadı ve akşam açılıştaki o süngü çarpışmaları yaşandı.
Wawon'un çevresindeki tepeler Çinlilerin elindeydi. Yazıcı, tugayı 5 kilometre batıdaki Sinnim-ni'ye çekti. Çinliler peşlerinden geldi ve tugayın arkasına saldırdı. Karargâhla taburlar arasındaki bağlantı koptu.
Kuşatılan Türk askerleri cephaneleri bitene kadar direndi.
Çin kaynaklarına göre Türk direnişi o kadar beklenmedik derecede inatçıydı ki saldıran alaya yardım için bir alay daha getirilmek zorunda kalındı.
29 Kasım sabahı tugay ezilmek üzereydi. Tam zamanında gelen bir hava saldırısı çemberin yarılmasını sağladı.
Ama bedel ağırdı. Tugay dağılmış, araç ve teçhizatının çoğunu kaybetmişti. Kunu-ri'ye çekilen Türk askerleri Amerikan 2. Piyade Tümeni'ne katıldı. Sonraki günlerde onlarla birlikte geri çekilme muharebelerine devam ettiler.
Kazanılan üç gün
Türkiye'de bu muharebe "Kunuri Zaferi" olarak da anılır. Ama aslında bir geri çekilme ve geciktirme muharebesiydi. Türk Tugayı ağır yara aldı.
Türkçe Vikipedi'ye göre tugay bu muharebelerde 218 şehit, 455 yaralı ve 94 kayıp verdi. 3. Tabur'un komutanı Binbaşı Lütfi Bilgin de şehitler arasındaydı.
Peki tugay ne başardı? BM komutanları, Türklerin Çinlileri üç gün boyunca oyaladığını ve bu sayede 8. Ordu'nun kurtulduğunu söyledi. Kaynaklara göre MacArthur şöyle dedi: "Türklerin kahramanca çarpışmaları Birleşmiş Milletler Kuvvetlerinin salimen yeni müdafaa hatlarına çekilmelerini mümkün kılmıştır."
Her Amerikalı aynı fikirde değildi. Tarihçi Clay Blair gibi bazı yazarlar tugayı ağır biçimde eleştirdi. Tarihçi Bevin Alexander ise Wawon ile Kunu-ri arasında başka BM kuvveti olmadığını ve Çinlilerin kavşağa zamanında ulaşamadığını hatırlatır. Ona göre Türkler asıl görevlerini yerine getirmişti.
13 Aralık 1950'de 8. Ordu Komutanı General Walton Walker, Türk askerlerine 15 Gümüş Yıldız ve Bronz Yıldız madalyası verdi.
Türk Tugayı'nın şöhreti Kunuri'de doğdu. İki ay sonra, Ocak 1951'de Kumyangjang-ni'de kendinden üç kat kalabalık bir Çin kuvvetini püskürtecekti.
Kore'ye ilk giden Türk askerleri bir savaşı kazanmadı. Ama arkadaşlarının kurtulması için zaman kazandı.