Tepeden inen kanatlar
12 Eylül 1683. Viyana'nın hemen dışı. Akşam saat altı sularında.
Kahlenberg tepelerinden aşağı süvariler iniyor. On sekiz bin atlı. Bilinen tarihin en büyük süvari hücumu.
En önde Polonya Kralı Jan Sobieski var. Arkasında ünlü Leh ağır mızraklı süvarileri, "Kanatlı Süvariler". 3.000 kişiler.
Aşağıda, iki aydır Viyana'yı kuşatan Osmanlı ordusu duruyor. Yorgun. Bütün gün hem şehrin surlarıyla hem yardım ordusuyla uğraşmış.
Üç saat bile geçmeden her şey bitecek. Peki Osmanlı ordusu Viyana kapılarına nasıl geldi?
Herkes Yanıkkale sanıyordu
Viyana, Osmanlı için uzun zamandır büyük bir hedefti. Tuna'nın ve Orta Avrupa ticaret yollarının kilidi.
Kanuni Sultan Süleyman 1529'da bu şehri kuşatmış, ama alamamıştı. 1664'teki Vasvar Antlaşması'yla iki imparatorluk arasında 20 yıllık bir barış başlamıştı.
1680'lerde Macaristan'da Habsburglara karşı bir isyan büyüyordu. Başında Tökeli İmre vardı ve Osmanlı onu destekliyordu.
Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Sultan IV. Mehmed'i ve Divan'ı sefere ikna etti. 1683 baharında Osmanlı ordusu Edirne'den yola çıktı.
Herkes hedefin Győr, yani Yanıkkale olduğunu sanıyordu. Kaynaklara göre padişah bile.
İstolni Belgrad'da toplanan savaş meclisinde Kara Mustafa Paşa asıl hedefi açıkladı: Viyana.
Meclise derin bir sessizlik çöktü. Kırım Hanı, Viyana kuşatılırsa bütün Avrupa'nın ayağa kalkacağını söyledi. Győr ve Komárom ile yetinilmesini önerdi. Budin Valisi Uzun İbrahim Paşa da karşı çıktı.
Kara Mustafa Paşa kararından dönmedi.
Surların ardındaki şehir
Osmanlı ordusunun büyüklüğü tartışmalıdır. Kaynaklar 90.000 ile 300.000 arasında rakamlar verir. Kara Mustafa Paşa'nın çadırında bulunan belgelere göre seferin başında ordu 170.000 kişiydi.
Bu dev ordu yaklaşırken İmparator I. Leopold, sarayıyla birlikte Viyana'dan Passau'ya çekildi. Kırım süvarileri çevreyi denetliyordu.
14 Temmuz'da ana Osmanlı ordusu Viyana önüne geldi. Kara Mustafa Paşa, geleneğe uygun olarak şehre teslim olma çağrısı gönderdi.
Şehrin savunması Kont Ernst Rüdiger von Starhemberg'in elindeydi. 15.000 askeri, 8.700 gönüllüsü ve 370 topu vardı. Teslim olmayı reddetti.
Kuşatma başladı.
Osmanlı lağımcıları surların altına tüneller kazdı. Barutla duvarları yıktı. Viyanalılar da karşı tüneller kazarak bu barut yüklerini bulmaya çalıştı.
Şehre giden erzak yolları kesilmişti. Savunucular yorgunluktan tükeniyordu. İngilizce kaynaklara göre Starhemberg nöbette uyuyan askerin vurulmasını emredecek kadar zor durumdaydı.
8 Eylül'de Osmanlı askerleri Burg tabyasının önündeki ileri tahkimatı ele geçirdi. Viyanalılar şehrin içinde sokak sokak savaşmaya hazırlanıyordu.
Viyana düşmek üzereydi.
Duyulmayan uyarı
Ama yardım geliyordu.
Leopold, Polonya ile bir savunma ittifakı yapmıştı. Papa XI. Innocentius da ittifakın arkasındaydı. Jan Sobieski ordusuyla yola çıktı. Alman prenslikleri, Bavyera ve Saksonya da birlik gönderdi.
9 Eylül'de yardım ordusu Tulln'da Tuna'yı geçmeye başladı.
Köprüyü gözetlemekle görevli Kırım Hanı Murad Giray bir uyarı gönderdi. Gelen ordunun teçhizatı ve topları çok güçlüydü. Askerin siperlerden çekilip bu orduya karşı hazırlanmasını önerdi.
Türkçe kaynaklara göre Kara Mustafa Paşa bu öneriyi küçümseyerek reddetti. Bu sözler Han'a ulaştı. Han öfkelendi. Yardım ordusunun ilerleyişini durdurmak için bir şey yapmadı.
Ordudaki görüş ayrılıkları en uç noktasına varmıştı.
Kahlenberg'de son gün
12 Eylül sabahı saat dörtte Osmanlı ordusu saldırıya geçti. Amaç, müttefikler düzenini kurmadan onları bozmaktı.
Kara Mustafa Paşa zor bir karar vermişti. Ordunun büyük kısmı Viyana önündeki siperlerde kaldı. Seçkin yeniçeri ve sipahi birlikleri hâlâ şehre son bir saldırı için bekliyordu. Lağımcılar Löbel tabyasının altına on ayrı barut yükü yerleştirmişti.
Ama Viyanalılar on yükü de buldu ve etkisiz hâle getirdi.
Sol kanatta Lorraine Dükü V. Charles komutasındaki imparatorluk ordusu ağır çarpışmalardan sonra Nussdorf ve Heiligenstadt köylerini aldı. Öğleden sonra Leh piyadeleri öbür kanatta ilerledi.
Türkçe kaynaklara göre Osmanlı ordusunun sağ ve sol kanatları zayıf kaldı. Ama Sadrazamın komutasındaki merkez son ana kadar direndi.
Saat altıda Sobieski hücum emrini verdi.
Süvari dalgası tepelerden indi ve zaten tükenmiş olan Osmanlı hatlarını yardı. Üç saat geçmeden savaş bitmişti.
Süvariler doğrudan Osmanlı ordugâhına yöneldi. Viyana garnizonu da surlardan çıkıp saldırıya katıldı. Sadrazamın otağı bile tehlikeye girdi. Sancak-ı Şerif, Kırım hanzâdelerinden Hacı Giray tarafından güçlükle kurtarıldı.
Sobieski, Sezar'ın ünlü sözünü değiştirerek şöyle dedi: "Geldik, gördük, Tanrı yendi."
Bir devrin sonu
Osmanlı kuşatma boyunca en az 20.000 asker kaybetmişti. Son savaşta kaynağa göre 8.000 ile 15.000 arası ölü ve 5.000 ile 10.000 arası esir verdi. Yardım ordusunun kaybı yaklaşık 3.500 ölü ve yaralıydı.
Dönemin Osmanlı tarihçisi Silahdar Fındıklılı Mehmed Ağa, bu yenilgiyi devletin kuruluşundan beri yaşanan en büyük felaket olarak tanımladı.
Kara Mustafa Paşa 25 Aralık 1683'te Belgrad'da idam edildi.
Ardından gelen savaş 16 yıl sürdü. 1699 Karlofça Antlaşması'yla Macaristan'ın büyük kısmı Habsburglara bırakıldı. Osmanlı bir daha Viyana önüne gelmedi.
İki ay süren kuşatma, üç saatten kısa süren bir hücumla bitti. Ve Osmanlı, Avrupa'da bir daha ileri gidemedi.