Savaş · Osmanlı İmparatorluğu

Çanakkale Savaşı

Gallipoli campaign

19 Şubat 1915 – 9 Ocak 1916

Taraflar

Bağlı olduğu savaş

"Ben size ölmeyi emrediyorum"

25 Nisan 1915. Sabah. Gelibolu Yarımadası, Arıburnu.

Sahile düşman askerleri çıkmış. Yamaçları tırmanıyorlar. Hedefleri Conkbayırı.

Sahili savunan Türk birlikleri az. Cephanesi tükenen askerler geri çekiliyor. Savaş daha ilk saatlerde kaybedilmek üzere.

Tam o sırada bir yarbay, kendi inisiyatifiyle 57. Alay'ı cepheye sürüyor. Adı Mustafa Kemal.

Verdiği emir tarihe geçecek: "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar geçebilir."

Peki bu askerler bu tepelere nasıl geldi?

Boğaz'a dayanan donanma

1914 yazı. Birinci Dünya Savaşı başlıyor.

Osmanlı İmparatorluğu Balkan Savaşları'ndan yeni çıkmış, yorgun bir devlet. Kasım 1914'te Almanya ve Avusturya-Macaristan'ın yanında savaşa giriyor.

Bu, İtilaf Devletleri için yeni bir sorun demekti. İngiltere, Fransa ve Rusya. İngiltere ve Fransa müttefiklerine yardım ulaştırmak istiyordu. Rusya'ya giden en kısa yol Çanakkale ve İstanbul boğazlarından geçiyordu.

Plan basit görünüyordu. İngiltere Bahriye Nazırı Winston Churchill de destekliyordu. Güçlü bir donanma Çanakkale Boğazı'nı zorlayıp geçecek. İstanbul'a dayanacak. Osmanlı'yı savaş dışı bırakacak.

19 Şubat 1915'te İngiliz ve Fransız gemileri Boğaz'ın girişindeki tabyaları bombalamaya başladı.

Nusret'in gizli yükü

Asıl büyük saldırı 18 Mart 1915'te geldi.

Dünyanın en güçlü donanmalarından biri Boğaz'a girdi. On altıdan fazla zırhlı savaş gemisi.

Ama Türk savunucuların bir sürprizi vardı.

Kaynaklara göre 8 Mart gecesi küçük mayın gemisi Nusret, düşmanın beklemediği bir yere gizlice mayın dökmüştü. Erenköy açıklarına.

18 Mart günü Fransız zırhlısı Bouvet bu mayınlara çarptı. Birkaç dakika içinde battı.

Ardından İngiliz zırhlıları Irresistible ve Ocean da battı. Başka gemiler ağır hasar aldı. Kıyıdaki Türk topçuları gün boyunca büyük bir kahramanlıkla ateş etti.

Akşam olduğunda Müttefik donanması geri çekildi.

Boğaz, denizden geçilemeyeceğini kanıtlamıştı. Bu zafer bugün her yıl 18 Mart'ta, Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitler Günü olarak anılır.

Yarımadayı bekleyen ordular

Deniz harekâtı başarısız olunca İtilaf Devletleri yeni bir karar verdi: Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmak.

Komutan General Ian Hamilton'dı. Emrinde İngiliz, Fransız, Hint ve Senegalli birlikler vardı. Bir de Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinden oluşan ANZAC kolordusu.

Gelibolu'yu savunma görevi, Alman General Otto Liman von Sanders komutasındaki 5. Ordu'ya verildi.

Türk komutanlar arasında Esat Paşa ve Vehip Paşa vardı. Boğaz'ın deniz savunmasında büyük rol oynayan Cevat Paşa vardı. Ve henüz Yarbay rütbesinde, 19. Tümen'in komutanı olan Mustafa Kemal.

Mustafa Kemal bölgeyi Balkan Savaşları'ndan iyi tanıyordu. Düşmanın nereye çıkacağını önceden tahmin etmişti.

Arıburnu'nda kazanılan dakikalar

25 Nisan 1915 sabahı Müttefik askerleri iki yere çıkarma yaptı: yarımadanın güneyinde Seddülbahir'e, batıda Arıburnu'na.

Arıburnu'nda düşman Conkbayırı'na doğru ilerlerken Mustafa Kemal 57. Alay'ı cepheye sürdü.

Cephanesi tükenmiş, geri çekilen askerlerle karşılaştı. Onlara süngü takıp yere yatmalarını emretti.

Türk askerleri yere yatınca düşman askerleri de durdu. Kazanılan dakikalar, takviye birliklerin yetişmesini sağladı.

  1. Alay o gün ve sonraki günlerde neredeyse tamamen şehit düştü.

Ama düşman tepelere ulaşamadı.

Siperlerde sekiz ay

Sonraki aylar siperlerde geçti. Mevziler birbirine birkaç metre yakındı.

Yaz sıcağı, susuzluk, sinekler ve salgın hastalıklar en az kurşun kadar can aldı.

24 Mayıs 1915'te iki taraf birkaç saatlik bir ateşkes yaptı. Siperler arasında kalan ölülerini gömmek için. Kaynaklara göre bu kısa ateşkes sırasında askerlerin birbirleriyle sigara ve küçük hediyeler değiştirdiği anlatılır.

Seddülbahir'de Kirte muharebeleri yapıldı.

Ağustos 1915'te İtilaf kuvvetleri son büyük taarruzu başlattı. Anafartalar'a yeni bir çıkarma yaptılar.

Artık albay olan Mustafa Kemal, grup komutanı olarak atandı. 10 Ağustos sabahı Conkbayırı'nda bir süngü hücumunu bizzat yönetti. Düşmanı tepelerden söküp attı.

Bu hücumda bir şarapnel parçası göğsüne isabet etti. Kendi anlatımına göre cebindeki saat sayesinde hafif bir yarayla kurtuldu.

Geçilmeyen Çanakkale

Sekiz ay süren kara savaşının sonunda İtilaf Devletleri yenilgiyi kabul etti.

Aralık 1915 ile 9 Ocak 1916 arasında birlikler yarımadadan tahliye edildi. Dikkat çekici biçimde, neredeyse hiç kayıp vermeden.

Savaş iki taraf için de çok ağır oldu. Kaynaklara göre her iki tarafın kayıpları (ölü, yaralı, hasta ve esir) ayrı ayrı yaklaşık 250.000 kişiydi.

Çanakkale Zaferi'nin etkileri çok büyük oldu. Boğazlar kapalı kaldı ve Rusya'ya yardım ulaştırılamadı. Bu durumun savaşı uzattığı ve Rusya'daki iç karışıklıklara etki ettiği düşünülür.

Winston Churchill bu başarısızlık nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kaldı.

Mustafa Kemal ise Çanakkale'de ulusal bir kahraman olarak öne çıktı. Birkaç yıl sonra Kurtuluş Savaşı'nı yönetecek ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kuracaktı.

Çanakkale, Türk milletinin her kesiminden insanların omuz omuza savaştığı bir destan olarak hafızalarda yaşar. Vatan için büyük fedakârlıkların destanı.

Denizden geçemediler. Karadan da geçemediler.